BIST 10098.789 DOLAR5,7568 EURO6,6913 ALTIN227,83
İSTANBUL 20 °C
  • İstanbul
  • Ankara
  • İzmir
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • Mersin
  • Kahramanmaraş
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kilis
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Şırnak
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak
MENÜ
» » 24.07.2018 09:42

Coğrafya dersi: Dünyayı melekler taşıyor

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından süreli olarak yayınlanan Aile dergisinde akıl dışı ifadeler

Coğrafya dersi: Dünyayı melekler taşıyor

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından süreli olarak yayınlanan Aile dergisinin, temmuz sayısındaki yazı, çocuk eğitiminde gelinen yeri ve dincileşmeyi anlatıyor. Diyanet’in sitesinde de “Çocuklara Melekleri Nasıl Anlatalım?” başlığı ile yayımlanan yazıda, “Dünyayı melekler taşıyor ve döndürüyor” deniyor.

BirGün'den Erk Acarer'in haberi şöyle:

Diyanet İşleri Uzmanı Fatma Yüksel Çamur’un kaleme aldığı yazıda, okul çağındaki 7-8 yaşındaki çocuklara soyut dinsel kavramların nasıl öğretileceği konusunda şöyle bilgi veriliyor: “Bir çocuğa melek, cin, şeytan, cennet, cehennem vb. soyut varlıklardan bahsedebilmemiz için, çocuğun soyut kavramları algılayabilecek zihinsel olgunluğa erişmesi gerekmektedir. 4-6 yaş döneminde çocuk somut düşünme aşamasında olduğundan, bu konuları anlatmak kafa karıştırıcı olabilir. Okul çağı dediğimiz 7-8 yaş dönemi çocuğunun zihinsel yeterliliği, soyut düşünmeye adım atacak seviyeye ulaşmıştır. Dinîinancın hikâyelerle şekillendiği bu dönemde çocuğun hayal dünyasında Allah, peygamber, ahiret, melek vb. tasavvurlar, dini hikayeler aracılığıyla oluşur. Melekler ile ilgili bilgiyi gerektiği kadar ve hikâye içerisine yerleştirerek anlatmak, çocuğun konuyu kavramasını kolaylaştıracaktır.”

Melekler elektriğe benziyormuş!
Yazıda, “Çocuğa verilen örnekler meleklerin yaratılış amacını ve vazifelerini anlatmalı; onların görüntüsü, şekli ile ilgili tasvirler içermemelidir” deniyor. Bu vazifeler ise bir baba-çocuk öyküsü üzerinden anlatılıyor. Baba, çocuğuna önce, kar taneleri birbirlerine hiç değmeden yere inmelerini, “herbirini meleklerin taşıması” olarak açıklıyor: “Melekler, elektrik değil ama görünmedikleri ve çok güçlü oldukları için onları elektriğe benzetebiliriz. Melekleri Allah’ın koyduğu kanunları evrende uygulayan ‘görünmez ordu’ olarak düşünmek daha doğru” diye anlatıyor.

Yörünge ve melekler meselesi
Aynı yazıda, evren ve dünyanın güneş etrafında dönüşü de de şu ifadelerle anlatılıyor. Baba önce ‘evreninin yasaları’ndan söz ediyor: “Dünya’mızın Güneş etrafındaki dönüşü Rabb’imizin evrende uyguladığı yasaya bağlı. Biz buna “doğa yasaları” diyoruz. Acaba Dünya’mız akıllı bir varlık olmadığına göre, bu yasaya uygun hareket etmesini kim sağlıyor?” diye soruyor. Ardından da ‘bilgi veriyor: “Doğru, Dünya’mızı taşıyan görünmez melek ordusu var. Nasıl kar tanelerini taşıyıp toprağa bereket getiren melekler varsa, Dünya’mızı yörüngesi etrafında taşıyıp bizim dört mevsim mutlu ve sağlıklı yaşamamızı sağlayan melekler de vardır elbette.”